Türk Girişim Ekosistemi: Üçüncü Nesil

Türk Girişim Ekosistemi: Üçüncü Nesil

Konuk yazar Innogate Mentoru Enis Hulli

 

Bir zamanlar dinamik iç pazarı ile bölgedeki en gelişmiş girişimcilik ekosistemine sahip olan Türkiye, artık çıkışa geçen Slovenya, Yunanistan, Romanya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin arkasında kalıyor. Bölgesel makro dinamiklerin etkisi altında ezilen Türk ekosistemi, aslında bir dönüşüm içerisinde ve muazzam bir zıplamanın eşiğinde.

Politik sıkıntılar ve çalkantılı iç pazar, yeni nesil girişimcileri global hedeflere yöneltirken, Israil, Estonya ve İsveç gibi ülkere benzer bir model ile pazar-bağımsız şirketler kurmaya itti. Bu üçüncü nesil girişimciler ülkenin girişimcilik anlayışını baştan aşağı yeniden inşa etmeye başladı.

Girişimci başarıları ve pazar olgunluğunun ilk belirtileri

Türkiye’nin birinci nesil internet girişimcileri 1990’ların sonunda başlayıp, Yemeksepeti (yemek siparişi, $589M’a satıldı), Gittigidiyor (e-ticaret pazar yeri, $217M’a satıldı), Pozitron (yazılım, $100M’a satıldı) gibi ülkenin ilk büyük başarı hikayelerine imza attılar.

Hepsiburada (e-ticaret), Sahibinden (ilan), Kariyer (iş ilanları) ve mynet (portal) gibi devlerin ortaya çıkışı da ülkenin internet girişimciliğindeki gücünü ve tüketici isteğini kanıtlıyordu.

Türkiye teknoloji girişimciliğindeki yeni çekim merkezi oluyor. (2011)- Matt Marshall, VentureBeat

 

Sermaye fırsatın peşinde

Birinci nesil girişimciler güçlenirken kazanırken, onları destekleyecek risk sermayeleri henüz Türkiye’de oluşmamıştı. Yeni pazarlarda başarı peşinde koşan, General Atlantic, Abraaj ve Intel Capital gibi global yatırımcılar Yemeksepeti, Hepsiburada ve Grupanya gibi şirketlere yatırım yaparak ülkeye giriş yaptılar.

Çok geçmeden, yıllar boyu ülkemizi ve bölgeyi ihmal eden Batılı risk sermayesi fonları da Türkiye’de bir altın avına girdiler. DFJ, Atomico, Sequoia gibi fonlar Türkiye’de varlık gösterirken, Rocket Internet kopyalama ve yerelleştirme iş modeli ile Türkiye’ye açılarak kısa zaman içerisinde 400+ çalışana ulaştı.

2008 sonrası dönemde başlayan ikinci nesil girişimlerden Trendyol (e-ticaret), Markafoni (e-ticaret), Ciceksepeti (çiçek siparişi) ve Peak Games (oyun), Earlybird, Hummingbird, Kleiner Perkins, Naspers ve Amazon gibi tanınmış firmaları ülkemize yatırımcı olarak çekmeyi başardı.

Avrupa girişim ekosisteminden defalarca duyduğum birşey varsa, o da Türkiye’ye ciddi yatırım yapmayan fonların kıtanın önümüzdeki 10 yıldaki en büyük dijital başarılarını kaçırdıkları.— Robin Wauters, Techcrunch (2011)

Türk girişimler değer yaratıyorsa, Türk fonları da yaratabilir

Birinci ve ikinci nesil girişimciler uluslararası yatırım fonlarından aldıkları sermaye ile yabancı rakiplerinin önüne geçerek, iç pazarda yerli olmanın avantajını kanıtladılar. Gözleri önündeki fırsatları kaçıran Türk yatırımcılar, trendi takip ederek ülkedeki bir sonraki başarı öyküsünü yakalamak için yerli fonları kurmaya başladı.

Earlybird ($150M), Hummingbird ve 3TS Türkiye’ye fon ayırırken, 212 ($30M) ve Revo ($65M) ise yerli girişimcileri desteklemek için fon kurdu. Türkiye’nin ilk süper melek yatırımcısı Aslanoba girişimlere $60M yatırım yaparken, Galata Business Angels ise ülkenin ilk melek yatırım ağı olarak faaliyete geçti.

Finansal kalkınma kuruluşları, risk sermayesi fonlarının olgunlaşması ve şekillendirilmesinde büyük rol oynayarak, girişimcilerin sermayeye ulaşımını ve inovasyonu destekledi. EIF (European Investment Fund), EBRD (European Bank for Reconstruction and Development) and IFC (International Finance Corporation) yerli fonların oluşumunu destekleyerek, TUBITAK ile beraber ACT ve DCP gibi fonların kurulmasını sağladı.

İç ve dış etkenler yabancı yatırımcıların hevesini kaçırdı

Türkiye’nin ekonomik olarak da lale devrinde olduğu dönemlerde, Türk girişim ekosistemi yapılan $80M yatırım ile 2012’de tavan noktasına ulaştı. O dönemden sonra yaşanan politik ve ekonomik çalkantılar yabancı yatırımcıları kaçırırken, girişimlere yapılan yatırım miktarı ise bir daha 2012 seviyesine ulaşamadı.

Türkiye, Avrupa’nın en genç nüfusuna ve bölgedeki en büyük ekonomik hacime sahip olsa da, pazardaki sıkıntılar yatırımcıları uzaklaştırdı. Bir zamanlar risk sermayesi fonlarının büyük beklentiler içerisinde yatırım yaptığı ülkemiz, artık girişimcilerin sermayeye ulaşmakta zorluk çektiği bakir kalmış ancak fırsatlar ile dolu bir yapıya sahip.

Yeni nesil girişimciler pazar-bağımsız şirketler kuruyor

Geçtiğimiz dönem yapılan yatırımlar ile girişimcilik ekosistemine ilgi arttı ve inovasyon bir çok kurumun ana gündem maddesi haline gelirken Türk girişim ekosistemi de büyük bir zıplamanın eşiğine geldi. Bir önceki nesil şirketlerde çalışarak aşama kateden yeni kuşak girişimciler, Türkiye pazarındaki karışıklıklar ve yatırımcı bulma sorunları sebebi ile global odaklı üçüncü dalga şirketler kurdu.

Pazar-bağımsız şirketler kuran üçüncü nesil girişimciler, Mobile Action, Koding veya Insider örneklerinde olduğu gibi global operasyon ve satışlara sahip ancak Türkiye’de ürün geliştiren bir model ile ilerlediler. Türkiye’deki üstün yetenekli ve uygun fiyatlı yazılımcıları kullanan Udemy, tek başına $175M yatırım alarak, tüm Türk ekosisteminin son 3 yılda aldığı yatırım tutarını ($165M) aştı.

Forbes’un da kapağında yer verdiği, Dünya’nın en değerli bio-tech girişiminin kurucusu Osman Kibar, yeni nesil Türk teknoloji milyarderlerinin ilki…

Global başarı hikayelerinin bölgemizden de çıkacağına inanarak 500 Istanbul fonunu 2016 yılı ortasında aktif hale getirdik. Aşağıdaki portfolyo şirketlerimiz uluslararası bilginin akışını hızlandırırken, aynı zamanda bir sonraki nesilin daha da güçlü gelmesine önayak olmaktadır.

 

 

Buz dağının yalnızca görünen kısmı

Insider’ın 16 ülkeye yayılan, Avrasya çapı büyük başarısı Sequoia’nın yaptığı Seri B yatırımı ile taçlandı. Ozzy, Carbon ve BillionToOne gibi şirketlerin Builders, TwoSigma, NFX, Lightspeed, iDrive ve Danhua gibi fonlardan yatırım alması da Türk diasporasının uluslararası çapta geldiği yeri gösteriyor.

Uçtan uca sinema tecrübesi sunan Sinemia, bölgedeki komşu pazarlara büyümektense Amerika’ya açılmayı tercih etti ve aylar içerisinde Amerika’da milyon dolarlık cirolara ulaştı. Botanalytics, AppSamurai ve FXCubic de benzer yollar izleyerek kurulduklarından beri Batı pazarlarda büyük müşteri potansiyellerine ulaştılar.

 

Ancak Türkiye sermayeye her zamankinden daha da aç

Yabancı sermayeyi ülkemize çeken makroekonomik trendler bir süre önce değişti ve yaratılan olumsuz algı ile uluslararası yatırımcılar Türkiye’den uzaklaştı. Ancak bu durum ülkemizdeki girişimcilik anlayışında da büyük bir değişime yol açtı ve kurulduğu günden teknoloji ihracına odaklanmış şirketler kurulmasını sağladı.

Son olarak Zygna’nın $100M’a Peak Games’in oyun studyosunu ve $250M’a Gram Games’i satın alması da Türkiye’nin değişen girişimci kimliğinin ve dışa dönük yeni kültürün en büyük kanıtı.

Sermaye sıkıntısının yatırımcılar için yarattığı fırsatlar, geçmişte yaşadığımız başarıları da gölgesinde bırakacak, korkak yatırımcılar ise bunun bir parçası olamayacak!

 


Enis Hulli Hakkında 

Enis Hulli is a Partner at 500 Startups Istanbul. Educated as an engineer he has a firm grasp of the technological aspect of the startup world and the ambition and knowledge to see the global potential in the regional startup scene. That is why, rather than venturing on the civil engineer path, he founded firstseed, a network of investors focusing on early stages investments. 

 He aims to cultivate and grow the Turkish startup ecosystem, help talented entrepreneurs of the broader region and the diaspora in building explosive businesses that will integrate with Silicon Valley. His goal is to position 500 Startups Istanbul as the leading actor in the region in order to re-shape the future of innovation at EMEA. 500 Istanbul is an early-stage VC fund within the San Francisco based 500 Startups network, a leading global venture capital seed fund and startup accelerator with over 2,000 investments in more than 60 countries and venture partners in more than 25 countries.